Merhabalarrr, öncelikle kendimi tanıtmak isterim. Agora Rotaract Kulübü misafir üyesi Damla İnan. 24 yaşındayım, Tınaztepe Üniversitesin Beslenme ve Diyetetik son sınıf öğrencisiyim. (yarım dönemlik uzatmam kaldı asırlardır okuyormuş gibi hissediyorum) Bu dönemde yoğunluğum izin verdikçe her ay bir konuyu ele alarak ufak yazılar hazırlamayı planlıyorum. İlk kez bir yazı hazırlayacağım umarım sizin için keyifli yazılar çıkarabilirim. Eğer sıkıcı olursa lütfen bana iletinn.

Takviyeyi Sepete Atmadan Önce Hormonlarınla Tanış!

Bu aralar hangi takviyeyi alacağımızı şaşırdık. Sosyal medyada herkes bir takviye öneriyor ve çoğuna maddi manevi yetişemiyoruz. Bu takviyeleri sepete eklemeden önce belki de bir durup düşünmemiz gerekiyordur. Çünkü vücudumuzda zaten işini gayet iyi yapan küçük bir “haberleşme ekibi” var: Hormonlar!

Hormonlarımızın her biri farklı bir görev üstleniyor ve aslında günlük hayatımızdaki birçok şeyden etkileniyorlar.

İnsülin: Enerji dağıtım sorumlusudur. Kandaki şekeri hücrelere taşıyarak enerji olarak kullanılmasını sağlar ve egzersiz sonrasında kasların glikojen depolarını doldurmasına da yardımcı oluyor.

Onu desteklemek için: Kompleks karbonhidratları tercih et(yulaf, bulgur, kurubaklagiller, meyveler, sebzeler) , düzenli hareket et ve uykundan kısmamaya çalış.

Ghrelin: Beynimize “Acıktın!” sinyalini gönderen ve son dönemde zayıflama iğneleri konuşulurken adını daha sık duymaya başladığımız hormonumuz. Miden boşaldığında beynine “Yemek vakti!” mesajını gönderiyor.

Onu desteklemek için: Öğünleri sürekli atlama ve uzun süreli, kısıtlayıcı diyetlerden uzak dur.

Leptin: “Tamam, doyduk!” diyen taraf. Yeterince yemek yediğinde beynine haber vererek iştah ve vücut ağırlığının düzenlenmesine yardımcı oluyor.

Onu desteklemek için: Kaliteli uyku, yeterli protein ve lif alımı önemli. Sebzeler, meyveler, yulaf, bulgur ve baklagiller gibi liften zengin besinler hem daha uzun süre tok hissetmeye hem de iştah düzeninin desteklenmesine yardımcı olabilir.

Kortizol: Vücudumuzun strese yanıt vermesine yardımcı oluyor. Sabahları yükselmesi uyanmamıza yardımcı olur; egzersiz, yemek yeme veya korku gibi durumlarda geçici olarak artması ise tamamen normaldir.

Onu desteklemek için: Kaliteli uyu, stresini yönetmenin sana iyi gelen yollarını bul ve beslenmende sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, kuruyemişler gibi besin değeri yüksek seçeneklere daha fazla yer aç.

Östrojen: Döngü düzenleyicisi. Menstrüel döngünün yanı sıra kemik, kalp-damar ve üreme sağlığında da önemli rol oynuyor.

Onu desteklemek için: Vücudunun ihtiyacı olan enerjiyi gerçekten aldığından emin ol. Öğünlerini gereğinden fazla kısıtlamak yerine; protein, sağlıklı yağlar, komplekskarbonhidratlar, sebze ve meyvelerden oluşan dengeli ve çeşitli bir beslenmeye yer ver.

 

Testosteron: Kasların destekçisi. Kas ve kemik sağlığı ile egzersiz sonrası toparlanmayı destekliyor.

Onu desteklemek için: Yeterli beslen ve ağırlık antrenmanlarına hayatında yer aç.

Tiroid hormonları: Metabolizmanın yöneticisidir. Metabolizma ve enerji üretiminin düzenlenmesinde görev alıyorlar.

Onları desteklemek için: İyot, selenyum, çinko ve demir içeren besinleri beslenmene dahil et. Yumurta, balık ve deniz ürünleri, süt ve süt ürünleri, et, kurubaklagiller, kabak çekirdeği, kuruyemişler ve tam tahıllar iyi seçenekler olabilir.

Melatonin: Uyku-uyanıklık döngümüzü düzenliyor ve uykuya dalmamıza yardımcı oluyor.

Onu desteklemek için: Sabah perdeyi açıp gün ışığıyla güne başla, akşam olduğunda telefonla arana biraz mesafe koy ve mümkün olduğunca düzenli bir uyku rutini oluştur. Kısacası vücuduna “gündüz başladı” ve “artık uyku vakti” mesajlarını doğru zamanda vermesine yardımcı ol

Peki bütün bunların ortak noktası ne?

Aslında hormonlarımızı “dengelemek” için her gördüğümüz takviyeyi sepete atmamıza gerek yok. Hormonlar fazlasıyla karmaşık bir sistem ve çoğu zaman temel ihtiyaçlarımızı karşılamak sandığımızdan çok daha önemli.

Yani hormon sağlığı için:

• Çeşitli beslenmek
• Yeterince yemek
• Kaliteli uyumak
• Stresi yönetmek
• Düzenli hareket etmek

Takviyelerin elbette belirli durumlarda yeri olabilir. Ama “Hormonlarımı dengeleyeyim” diyerek rastgele takviye kullanmak yerine, ihtiyacın olup olmadığını bir doktor iledeğerlendirmek çok daha iyi bir fikir.

Kısacası: Hormonlarının senden istediği şey mucizevi bir takviye değil, çoğu zaman biraz düzenli uyku, yeterli yemek, hareket ve dengeli bir beslenme.