Seçilmek istemek romantik bir zaaf değildir ve bu istek çoğu zaman yanlış yorumlanır. Sanki bir güçsüzlük, bir bağımlılık göstergesiymiş gibi algılanır. Halbuki seçilmeyi istemek, bağlanma sisteminin doğal bir sonucudur. Bowlby’nin bağlanma kuramına göre insan, güvenli bir bağ figürüne ihtiyaç duyar (Bowlby, 1969). Bu güven yalnızca sevgiyle değil, tutarlılıkla ve tercih edilme hissiyle kurulur.

Birinin sizi istemesi ile sizi seçmesi aynı şey değildir. İstemek bir duygudur; seçmek ise bir karar. Ve insan duygudan çok, kararla güvende hisseder. Çünkü duygu değişebilir, kararsa konumlandırır. “Seni istiyorum” geçici olabilir; “seni seçiyorum” ise bir yer belirler.

Seçilmediğiniz bir ilişkide sürekli kendinizi kanıtlama ihtiyacı doğar. Daha anlayışlı, daha sabırlı olursunuz. Daha az talep edersiniz. Çünkü bir yerde şunu düşünürsünüz: “Seçilmem için daha iyi olmalıyım.” İşte bu noktada öz-değer yavaş yavaş dış onaya bağlanmaya başlar. Kendi değeriniz, karşı tarafın kararına endekslenir. Bu da insanı içten içe tüketir.

Şema terapide değersizlik ve terk edilme şemalarının ilişkilerde aktifleştiği gösterilmiştir (Young, Klosko & Weishaar, 2003). Seçilmemek, bu şemaları tetikleyebilir. Ve kişi partnerinin davranışını değil, kendi yeterliliğini sorgulamaya başlar. “Ben mi eksik kaldım?” sorusu, “Bu ilişki bana uygun mu?” sorusunun önüne geçer.

Seçilmek istemek aslında görünür olmak istemektir. Birinin hayatında net bir yer kaplamak, askıda kalmamak, gri alan olmamak. Belirsizlik insanı yorar; çünkü belirsizlikte insan hem vardır hem yoktur. Ne tamamen içeridedir ne tamamen dışarıda. Ve bu gri alan, öz-değeri aşındırır.

Grey’s Anatomy’de Meredith Grey’in hafızalara kazınan “Pick me. Choose me. Love me.” repliği bu yüzden bu kadar insani ve bu kadar kırılgandır. O an romantik bir dramatizm değil, çıplak bir ihtiyaç vardır: “Beni netleştir.” Çünkü seçilmek, yalnızca sevilmek değildir; konumlandırılmaktır. “Buradayım ve kalıyorum” mesajıdır.

Seçilmek istemek, bir başkasına teslim olmak değildir. Tam tersine, bir ilişkide eşit bir yer talep etmektir. İnsan seçilmek ister çünkü seçilmek, belirsizliğin sonudur. Ve belirsizlik, ilişkilerde en yoran şeydir.

Belki de mesele aşk değildir.
Mesele, birinin hayatında yerinin tartışmasız olmasıdır.